INSANLIGIN SORUNU

INSANLIGIN SORUNU “YABANCILASMA”

 

Degerli Dostlar,

Insanin serüveni milyonlarca yil önce basladi. Yeryüzü dedigimiz toprak ana önce analarimiz olan kizlarini dogurdu, onlarda ogullari dogurdu. Onun için ilk insan topluluklari Toprak Ana’yi kutsal saydilar. Onlar Toprak Ana’nin yansimasi olan Doga içinde onun bir parçasi, onun dostu ve onun rakibi olarak yasamak için mücadele ediyorlardi. Bu süreç içinde Gökyüzü’nün Toprak Ana ile iliskisini kendi disi-erkek döllenme ve bereket iliskisi içinde anlamaya basladilar. Gökyüzü yüce oldu, gökyüzüne ulasan daglar Toprak Ana’nin daglari yücelige ulastigi için kutsallasti. Daha insan doganin bir parçasi olarak kendine “yabancilasma”misti. Insanin ilk düsünce sistemi olusumu kendine yabancilasmamis bir etki-tepki faalliyetinde kök salmaya basladi.

Bu topluluklara modern sosyoloji “barbar”(göçebe) adini vermistir. Barbarlar kendine yabancilasmamis, doga ile iç içe yasayan ona saygi gösteren, onu kutsayan insanlar olarak birbirleri ile kan bagiyla bütünlesmis komün topluluklarini olusturmuslardi. Ama ortak-emek üretiyorlar ve ülesiyorlardi. Asil belirleyici olan bu eylemdi. Kadin yaratan olarak kutsaldi, kan-komününün lideriydi. Ilk savasci da oydu, yavrularini korumak için mücadele eden. Günümüzde göçebe Mogol “yurt”larinda hala kadina gösterilen saygi geçmisteki kendine yabancilasmamis insandan bize kalan bu kutsal miraslardan biridir.

Barbar komünleri folklor olarak kendi geleneklerini yaratirken ilk masallarini olusturdular. Burada yüceltilen dogadir ve onun çocuklari olarak insanlardir. Onlarin yabancilasmamis iliskileridir.

Peki, insanin kendine yabancilasmasi nedir? Nasil baslamistir? Günümüzdeki bütün çarpikliklarin ve “düsman”liklarin en temel kaynagi iste bu “yabancilasma”dir? Adim adim bu “yabancilasma”yi teshis edip, teshir etmeye çalisacagim.

Toprak Ana’nin bize emanet ettigi dogayi koruyabilmek ve bunun garantisi olan “baris”i egemen kilabilmek için.

Saygi, sevgi ve dostluklarla…

“OPUS-ORACLE”